Bu gri havalarda sizi kendi kabilelerinden "onlardan" olmadığınız gerekçesiyle kovanlara karşı yöneldiğiniz benliğinizin kapısından girdiğinizde kocaman bir dünya ile karşılaşma ihtimaliniz artıyor. İnsani ilişkilerin cıvıklığının artık anlamını tamamen değiştirdiği bir takım kavramların özleri ile içli dışlı olduğunuzda, kendinize ve dünyaya artık daha objektif bakabiliyorsunuz. Bu kabullenme sizi gerçeklerin acı olan kısımlarından zedelenme imkanı olmayan birine dönüştürebiliyor. Bu gri havalarda solan renkler size bir gün bütün renklerinizin solacağını ve nereye gitti meçhul bir karanlığa düşeceğinizi hatırlatırken, serin havada iyi gittiğini düşündüğünüz çayın sıcaklığı hâlâ hayatta olduğunuzu ve görülecek başka renklerin halen mevcut olduğunu hatırlatabiliyor. Yok olup gidecek bir canlı olmayı kendilerine yediremeyecek kadar kibre bulanmış ama dışarıya münzevi görünen paranoyak sofuların karanlık dünyasını daha rahat görmenize sebep olabiliyor bu gri havalar.
Yanımda oluşunun ilk defa bende büyük heyecan yarattığı zamanlardı bu gri havalar. Karamelli çikolatadan kalorisi yüksek diye uzak durmak yerine bölüşüp yediğimiz günlerdi. Birbirimiz aracılığıyla kendimize ve etrafa dair farklı şeyler keşfettiğimiz zamanlardı. Şu an ise bir zamanlar yaşadığımız o güzel şeyleri bizim yerimize yaşaması için kafamda başka varlıklar yaratıyorum hep. Onlara güç veren şey zamanın bir yerinde halen devam eden bazı hayatlar iken, motorlarını ateşleyen şey ise gerek sevdiğim bir dostumun bana önerdiği gerek kendimin keşfettiği nağmeler oluyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder