Ama sana değil yine de kendime çok kızıyorum. Her defasında aynı sonu göreceğimi bilmeme rağmen sana yalvardığım günler geliyor aklıma. Birşeylerin yeni yeni oluştuğu bir zamanda seni herşeyin merkezine oturtmam geliyor. Sinir oluyorum. Neden sen etrafında şekillendi bu yaşken eğilen ağaç?
O günlerde yaşananları dün gibi hatırlıyorum. Her sabah karamelli çikolata almanı. Dersteyken dersi değil saati izlememizi. Her an her saniye yan yana olmamızı. Az bi dudak büzmene bile tahammül edemeyişimi. 1 gün senden haber alamayınca sabaha kadar uyuyamayışımı. Seni ilk öptüğüm günü.. Kurulan bir yığın hayali. Her gece 03:45 te uyanıp sabahı beraber getirişimizi..
Ama artık tahammül edemiyorum buna. Hergün bunca şeyin, serçe parmağımı dolabın köşesine çarpınca verdiği acının bin katını vermesine tahammül edemiyorum. Bu kadar değişebilmene,her an aklımda olmana tahammül edemiyorum.
O yüzden sen öldün artık. Çünkü ölürsen bunları yapamazsın bana. Hem ben bütün anıları,hayalleri,umutları,herşeyi senin varlığınla yaşatıyorsam eğer sen ölürsen onlar da gider.
Sonuç: Aşk yoktur,boş çay bardakları vardır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder