24 Aralık 2013 Salı

I'm Surrendered To The Decadence

En başından beri tahmin etmiyor değildim. Fakat yine de mutluluk hormonundan mı yoksa başka birşeyden mi bilmiyorum pek önemsemezdim. Bazen fiziki manada vuku bulmasını düşünmek,bu ihtimali hatırlamak dahi beni saatlerce suskun bir insana dönüştürürdü. Ne manada bilemiyorum ama sen artık öldün. Evet baya öldün. Öyle vefat etti,göçtü gitti falan da değil baya bildiğin geberdin. Kuyunu sen mi kazdın ben mi seni attım bilemiyorum. Ama öldün. Sayısız defa uyardım belki de seni. Sonun bu olduğunu gördüğüm için. Ama dinlemedin. Dinledin ama "oğlum eve geç kalma" diyen anneye "tamam anne" diyen ve içki masasına koşan ergen edasıyla dinledin sözümü. O kadar aptaldın ki beni bile kandırırdın,şüpheye düşürürdün. Gerçekten hiç bitmez zannettim hatta baya bi müddet. Çünkü bunu düşündürecek birşey yoktu ortada. Hani bir 3 ay vardı hatırlar mısın? Benim mükemmel geçirebilecek olmama rağmen,mapus damına düşmüş gibi duvara çizik attığım 3 ay. Ne olduysa orda oldu. Ruhun mutasyona uğradı. Yada sen hep böyleydin,ben farklı gördüm. Ama o gözlükleri çıkaralı çok oldu. 

Ama sana değil yine de kendime çok kızıyorum. Her defasında aynı sonu göreceğimi bilmeme rağmen sana yalvardığım günler geliyor aklıma. Birşeylerin yeni yeni oluştuğu bir zamanda seni herşeyin merkezine oturtmam geliyor. Sinir oluyorum. Neden sen etrafında şekillendi bu yaşken eğilen ağaç? 

O günlerde yaşananları dün gibi hatırlıyorum. Her sabah karamelli çikolata almanı. Dersteyken dersi değil saati izlememizi. Her an her saniye yan yana olmamızı. Az bi dudak büzmene bile tahammül edemeyişimi. 1 gün senden haber alamayınca sabaha kadar uyuyamayışımı. Seni ilk öptüğüm günü.. Kurulan bir yığın hayali. Her gece 03:45 te uyanıp sabahı beraber getirişimizi..

Ama artık tahammül edemiyorum buna. Hergün bunca şeyin, serçe parmağımı dolabın köşesine çarpınca verdiği acının bin katını vermesine tahammül edemiyorum. Bu kadar değişebilmene,her an aklımda olmana tahammül edemiyorum. 

O yüzden sen öldün artık. Çünkü ölürsen bunları yapamazsın bana. Hem ben bütün anıları,hayalleri,umutları,herşeyi senin varlığınla yaşatıyorsam eğer sen ölürsen onlar da gider.

Sonuç: Aşk yoktur,boş çay bardakları vardır.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder