Uzun zamandır hiç hayal kurmuyorum. Çok sıkıcı bir ciddiyete büründüm. Bütün iştahım kaçıyor sanki. Kısa bir yürüyüş esnasında kafamın içinde kaçıp gittiğim yerler kabul etmemeye başladı beni artık. Hayat, sınırları daha keskin çizgilerle belirlenmiş bir hale dönüştü. Daha heterojen bir hal almaya başladı. Renkler eskisi gibi canlı değil sanki. Yaşama arzusu git gide yerini bir amacı gerçekleştirme arzusuna bırakıyor. Sadece güneşin altında bir joint tüttürüp hafif esen rüzgardan keyif alabilen benliğim artık bunlara heyecan duymuyor sanki. Bu katılık beni korkutuyor canımı sıkıyor.
Uzun zamandır düzgün yemek yemiyorum. Gün içerisinde almam gereken şeyleri alıyorum evet. Protein karbonhidrat ve eser miktarda vitamin. Ama o kadar üşeniyorum ki o kadar enerjim az ki 1 aydır aynı şeyleri yiyorum. Olsun, karnını doyurabiliyorken bundan şikayet etmek biraz lüks gibi duruyor sanki. İnsani bütün ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum ne de olsa. Minimalist yaşam falan diyorlar buna. Tabi sadece bunun kapsamıyor bu yaşam tarzı. Ama ben sadece fakirim, ondan böyle gibi. Şu an farkettim falan kelimesini uzun süredir kullanmıyorum. Ama hiç eksikliğini hissetmedim.
Uzun zamandır seni rüyamda görmüyorum. Eskiden arada gelirdin yanıma. Bazen her ne kadar nefret etsem de dans ederdik seninle. Bazen sadece silüetini görürdüm. Bazen yanımda olur bana gülümserdin. O gecenin sabahı tüy kadar hafif uyanırdım hep. Ben yine berbat uyanayım ama sen gel. Arada göster kendini. Ya da vazgeçtim gelme. Zaten 3 günlük dünya. Bari vaktimi daha faydalı şeylere harcayım. Ne de olsa aşk sadece insanların uzun yıllar çiftleşmesini sağlamak için var olan, etkisi kısa bir uyuşturucu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder